Fatih Sultan Mehmet Köprüsü eziyeti
yazar: yumurcak tarih: Haz 29, 2010 | Burada: Günlük Hayat, Ofis | Geribildirimler »
Büyükçekmece yollarından kurtulup -her Allah'ın günü 105 km yapıyordum!- kendimi bir başka eziyete attım.
Aslında o kadar eziyet değildi, son bir kaç güne kadar.
Efenim, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinde geçiş yapılan 2 yol vardır. Birinci yol, TEM'den devam eden insanların takip ettiği, bol miktarda OGS, KGS ve kart dolum gişesi bulunan, ana yol. Bir de bunların yanında iki şeritten oluşan, yan yoldan gelen insanların çok fazla beklemeden geçiş yapması için yapıldığını düşündüğüm, bölünmüş iki şeritte 1 KGS ve 1 OGS gişesi bulunan tali yol. Bu yolda KGS dolum gişesi gibi bir imkan bulunmamakta.
Hemen her akşam, bir veya iki aracın dangalak, gerizekalı sürücüsü KGS gişesine girer, KGS'si ya hiç yoktur, ya da boştur. Arabadan çıkar, elinde para, arkasında kendisinin KGS'sini kullanıp geçip gitmesini bekleyen insanlardan utanmadan sıkılmadan KGS ister. Genelde de arkada bekleyen insanlar kendisine "Allah belanı versin! Al şunuda bi s.ktir git!" bakışıyla bakarak ellerine tutuştururlar KGS kartlarını. Daha arsız olanlar ise arabadan çıkar, güzelcene dörtlülerini yakar, kapılarını kilitler, KGS dolum gişesine -yasak olmasına rağmen!- gidip KGS doldurtmaya çalışır. Bu süre zarfında sen beklemişsin, benzinden geçtim, kafanın içindeki beynin sıcak suda alatav olmuş yumurta kıvamına gelmiş, bunların hiç umrunda değildir. Çünkü bunlara Yaratan tarafından "akıl" "iz'an" denilen özellikler ihsan edilmemiştir. Genelde bunların eminyet şeridini tıkayan iki ayağı üzerine durabilen evrimleşmiş "yaratık"lardan oluşması da çok şaşırtıcı gelmez bu yüzden.
Çok doluyum çook..
Edit : Bu yazıyı bir kaç hafta öncesinde yazmıştım, düzelir umuduyla, ancak bizim insanımız şeridi tıkayıp arkasından gelen elinde kgs'si ile bekleyen aracın şoförünü "kendi kişisel KGS gişesi" gibi kullanmayı pek sevdiginden hiç bir değişiklik olmadı. Neymiiiş? Bizim insanımız damarlarında dolaşan bu "köylü kurnazı" kanıyla hakikaten "adam olmaz"mış.
Çizgi'den sonrası
yazar: yumurcak tarih: Haz 9, 2010 | Burada: Günlük Hayat, Ofis | Geribildirimler »
Efenim, bildiğiniz üzere, 24 Ekim 2009 saat 17:30 itibariyle günlüğümde bulunan kayıtlara "Çizgi" başlıklı bir girdi eklemiş idim. ("Girdi" mi, "kayıt" mı? bu konuya daha sonra eğilelim)
Bu girdiyi eklememin sebeb-i hikmeti şu: Bundan önceki hayatım ve bundan sonraki hayatım olarak ikiye ayıracaktım. Netekim ayrıldı da. Çizgi'den önce pek asabi, pek lanet bir adamken şimdilerde sopaya yeni takılmış pespembe pamuk şekeri edasıyla geziyorum ortalıkta; bir neşe, bir neşe..
24 Ekim 2009 tarihi saat 17:30'da ağzımdan çıkmış bulunan "Evet!" kelimesi ile ben artık "Evli" olmuş oldum efenim.
Aslında bu kadar ara vermezdim ben de, niyeyse güzel zamanların anlatılacak pek bir şeyi olmuyor; ya da güzel zamanları anlatmak istemiyor insan. Crystal kişisi ve Topluiğne kişisi bloglarına bunca zaman ara verdiklerinde "Bir çocukları oldu kayboldular ortalıktan" diye serzenişte bulunmuş, halt etmişim.
Efenim anlatılmıyor, hep bir "aha bunu günlüğüme yazmam lazım!" edasıyla geziyorsunuz, ancak o "yazmam lazım!"lar o kadar çoğalıyor ki, hangi birini ne zaman nasıl yaptığınızı/yaşadığınızı unutur hale geliyorsunuz.
Bundan sonra "Aha bunu da yazmam lazım!" demeden oturup yazacağım inşallah ![]()
Mektubunuz var!
yazar: yumurcak tarih: Haz 9, 2010 | Burada: Günlük Hayat, Ofis | Geribildirimler »
ATV'de yeni bir program yayınlanmaya başladı, "Mektubunuz var!" isminde. Formatı "acının pazarlanması" diyebiliriz. İnsanlar uzun zamandır görüş(e)medikleri akrabaları için mektup gönderiyor, sunucu ve ekibi de bu kişiye ulaşıp tekrar kavuşmalarını sağlıyor.
Efenim, şimdi şunlar geliyor aklıma :
Madem görüşmeye bu kadar istekliydin, neden ATV'nin programına konu olmayı bekledin? Eğer biriyle görüşmeyi bu kadar çok arzu ediyorsan zaten sorun yok; iletişim araçları emrine amade. İstediğin an istediğin ve hatta istemediğin kişilere bile ulaşabiliyorsun bir şekilde.
Görüşmek istemiyordun, niye kalktın geldin programa?
Beyaz cam bu kadar mı insanların hayatında etkili?