büfe
yazar: yumurcak tarih: Mar 20, 2008 | Burada: Günlük Hayat | 1 yorum »
Ne olacak benim bu halim, hiç bilmiyorum.
Evet, yine baktım, en son yazıyı 12'sinde yazmışım. O günden bu güne neler neler oldu? Tabii ki bir sürü şey; FST'nin blogunda yazdığı gibi, Türkiye gibi malzemesi hiç tükenmeyen bir memlekette yaşıyoruz, burada bir blog yazarının "ben yazı yazamıyorum" demesi için ya kendi hayatı hakkında son derece müşkülpesent olması lazım, ya da bildiğin "Langa bademi".
Ne diyordum? Ha, evet. Türkiye gariplikler ülkesi, bu noktada herkesle hemfikirizdir sanıyorum. Gerçi ben severim Osmanlıca'yı, lakin bu akşamüzeri radyoda Bay Je'yi dinlerken nerden aklıma geldi bu osmanlıca kelimeleri kullanmak bilmiyorum ki. Neyse.
Bizim şirket tam kerbelanın ortasında bir yerde. Etrafta yemek yiyebilecek bir tek mekan var, orada da karnını doyurmak için yaklaşık 2-3 günlük sodexho istihkakını harcamak gerekiyor. Biz de etraftaki muhtelif büfelerden lokantalardan sipariş veriyoruz.
Bunlardan bir tanesi var ki akıllara zarar. Adamlarla aramızdaki konuşma aşağıdaki şekilde geçti:
- yyyyyyyyyyy büfe buyrun?
- eöö, ben sipariş verecektim. bi tane döner sote, bir ayran.
Döner sote dedikleri dönerin üzerine domates sosu döküyorlar, o. Başka bir şey değil. Ben de daha önce yememişim, büyük bir iştiha ile gelmiş olan siparişe saldırıyorum fakat o da ne, zehir.. içinde sanırım isot + arnavut biberi + sivri biber nevinden ne varsa adamlar doldurmuşlar içine, yemenin mümkünatı yok.
Neyse, zor bela yedim, 3 şişe ayran 4-5 bardak su eşliğinde anca bitirebildim yemeğimi. Arkadaşlara sordum sen az acili diyecektin dediler. Neyse, tamam dedik, bir gün sonra tekrar arıyorum.
- yyyyyyyyyyy büfe buyrun?
- Bir şey soracaktım.
- Buyur abey?
- Acısız döner sote yapabiliyosunuz di mi?
- nasıııl?
(öyle bir nasıl diye soruşu vardı ki, "hastir len, sen ne anlarsın, döner sote dediğin acısız olur muymuş teres!" der gibi)
- Acısız diyorum, yapabiliyo musunuz, acısız yapabiliyosanız bi döner sote bi de ayran.
- Tamam
Dedi, telefonu kapattı. Normal şartlar altında siz bu telefon konuşmasından ne anlarsınız? bu arayan kişilik bir adet "ACISIZ" döner sote istiyor, değil mi? yok efendim ben tam tersini söylemişim, ya da hiç bir şey söylememişim gibi yine sipariş aynı geldi, ben de agzim burnum kavrula kavrula yemek zorunda kaldim.
Yahu kardeşim madem acısız olması mümkün değil senin şartlarında, gönderme, o zaman sadece döner verelim abi de, bi şey de, her seferinde acı sevmeyen birini haşlamana ne gerek var ki, hem bunun basurlusu var, hemoroidlisi var, midesinde ülserlisi var, herkesin midesi seninki gibi sapsağlam değil ki..
neyse, bi dahaki sefere aynısını yapacak olursa herifin siparişi getiren motoruna atlayıp siparişi alanın kendisine yediricem, kesin kararlıyım bu sefer.
Gerçi bu yazı birazcık Topluiğne'nin şu postuna benzedi ama olsun.
Notçuk: Bu arada okunuyor muyuz? emin olamadım bir türlü, azıcık da olsa ses verin ![]()
1 yorum
Yorum yap
| « Safari | Dallar meyveye durdu.. » |