Klavye Mahsulleri Ofisi
O f i s M i l l e t i n K a r a G ü n D o s t u d u r .
O f i s M i l l e t i n K a r a G ü n D o s t u d u r .
Efenim bildiğiniz üzere, şahsıma ait, sonradan olma bir adet Renault Twingo`m var. 1999 model, saks mavisi renginde, gayet bücür bir görüntüsü olduğundan ismi `bücür` kaldı garibanın.
Efenim şimdi bizim bücür, son zamanlarda pek sorun çıkartmaya başlamış idi. Direksiyon ışığının yanmasından sonra, eşin dostun tanıdığı olması hasebiyle bir mekanikçiye yolumuz düştü malesef.
Niye malesef diyorum? anlayacaksınız.
Şimdi ben biraz pipirikli bir adamım. Bu yüzden hani `sakındığın göze çöp batarmış` ya, benimki de öyle biraz, arabada en ufak bir sesi dahi farkedip acaba nesi var sorusu eşliğinde yolda gitmeye pek bir alışkınım.
Yolda giderken gösterge panelinin `0` ı göstermesini müteakip başlayan (ancak bunun belirli bir frekansı malesef mevcut değil; canı nasıl isterse o şekilde hareket ediyor, bazen hiç yapmıyor, bazen de 30-40 metrede bir gösterge sıfırlanıyor) bir elektrikli direksiyon sisteminin abuklaması sözkonusu. Elektrikli direksiyonların özelliği hız `0` a yaklaştıkça hafiflemesi, hız yükseldikçe ağırlaşması iken, benim bücürde araba dururken bu arıza oluştuğunda direksiyonu çevirmek için ciddi bilek gücü lazım, yüksek hızda da direksiyon boşta sanki.
İşte bu sorunun çözümü olsun diye 2 kez eşin dostun tavsiye etmiş bulunduğu mekaniğe gittim. Adam baktı, her seferinde `tamam oldu abi` deyip beni gönderdi göndermesine, ancak her yola çıkışımda ben tekrar bu arızayı yaşamak zorunda kalınca, artık buna bir `dur` demenin vakti geldiğini düşündüm.
Son kez bücürü mekaniğe bırakıp `ne yapılması gerekiyorsa yap, değişmesi gereken bir şey varsa konuşalım` dedim. Bizim mekanik, bir başka mekanikle görüşmüş, efenim eğer yenisini takacak olurlarsaymış 1.850 YTL imiş, ama gerek yokmuş, 750 YTL karşılığında yenisi gibi yapabilirmiş.
Oynatmaya az kaldı, doktorum ner`de?
Bunu duyunca ben tabi `olduğu gibi bırak, hiç bir şey yapma, aldığın yere bırak, satıyorum arabayı!` deyip telefonu kapattım. ertesi günü arabayı almaya gittim.
Gittim gitmesine de, yeni bir fatura, bu sefer `olmayanı oldurduk, arada yyyyyy abi olmasa yapmazdım, 150 YTL versin yeter` şeklinde bir cevap..
Ölür müsün, öldürür müsün..
Be adam, madem 150 YTL`ye yapılabilecek bir şeydi, neden 750 YTL fiyat çekiyorsun. Madem 750 YTL`den ucuza yapılmayacak bir şeydi, neden 150 YTL`ye fit oluyorsun, manyak mısın?
diyemedim tabi adama, adam yok çünkü. Anahtarı aldım, arabaya oturdum, o da ne.. Bücürün direksiyon arkasındaki gösterge panelinde bir yer yanmış! yani açıkça yanmamış ya solüsyonla ya da ısıyla bir şekilde kavlanmış.
Hemmen bizim şirketin en bi amansız şoförlerinden Erdinç`i buldum, sağolsun şirketin arabalarına bakan yere yönlendirdi.
Şu anda hala diagnostik testi devam ediyor. Yarın sabah sanırım bir cevap dönebilecekler, bu adamların verdiği zararı da kapatabileceğiz umarım.
| Print article | This entry was posted by yumurcak on 30/08/08 at 00:55:06 . Follow any responses to this post through RSS 2.0. |
http://www.gundebir.net/htsrv/trackback.php?tb_id=77