Dizi dizi "Dizi kültürü"..

Bugünkü Sabah gazetesinde Mehmet Barlas vakti zamanında benim de çok takıldığım bir konuya parmak basmış :

"Sadece Dizi izleyerek kültür oluşabilir mi?" sorusunun cevabını aradığı yazıda, Reşat Nuri'nin, Halid Refiğ'in eserlerinin tabiri caizse "Kırpıp kırpıp yıldız yaparak" sinematize edilmesine korkuyla yaklaşmakta. Benzer korkuları Selim İleri de Zaman'daki köşesinden dillendirmekte.

Ben de haddim olmayarak tartışmaya başımdan geçen bir olay ile katılayım istedim.

1994 yılı.. Pendik Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bilgisayar programcılığı eğitimi veriyorum. Öğrencilerimin birazcık olsun hayal güçlerini kullanmaları gerektiğini düşündüğümden, onları zorlayarak bir şeyler yaptırtmanın peşindeyim, ancak, ne mümkün!

En sonunda delirdiğim bir dersin son beş dakikasında tahta kalemini bıraktım, sohbete başladım öğrencilerimle.

Öğrenci dediğim, 15 yaşından 37 yaşına kadar çeşitli profillerden insanlar. ortalamaya göre yaşlı olanlar çoğunlukla şirketlerin ya da belediylerin çalışanları, "beleş" olduğu için gelmişler.

Sırayla herkese soruyorum en son ne zaman kitap okuduğunu.. Gençlerden umut yok, belki ihtiyarlar okur düşüncesiyle onlara geliyorum, ancak onlarda da hayat yok. En son bir tanesi son noktayı koydu :

"Hoca, ne gerek var ki kitap okumaya, televizyon izliyoruz ya!"

Olayın vehameti aslında burada gizli sanırım, belirli bir yaşın üzerindekileri örnek alan çocuklar gittikçe okumaktan uzaklaşıyor, TV karşısında ve kalitesiz ve "bedavadan bile ucuz" yapımları seyrederek dejenere oluyorlar. Asıl tehlike bu bence, ve bu tehlike iki TV dizisinden daha vahimdir.

Banner bottom

Henüz yorum yok
Yorum yap

Email adresiniz sitede GÖSTERİLMEYECEKTİR
Çok kötüMükemmel
(Satır aralıkları <br /> olur.)
(For my next comment on this site)
(Allow users to contact me through a message form -- Your email will not be revealed!)
Bu kayıt için Izsürüm adresi

http://www.gundebir.net/htsrv/trackback.php?tb_id=82